|
Bir gün bir kurumun çalışanlarının hangi eğitimlere ihtiyaçlarının olduğunu belirlemek amacıyla kurum, görev ve kişi analizlerini kapsayan eğitim ihtiyaç analizi yapılır. Yapılan eğitim ihtiyaç analizleri neticesinde sorumluluk, takım eğitimi konularında üç gün boyunca eğitim alırlar.
Her ne kadar eğitim planlama süreci; kahve molaları, yemek aralarını da kapsasa da kurum çalışanlarına eğitim değerlendirmesinin dışarıda ormanlık arazide, dere kenarında yapılacağı söylendiğinde çok mutlu olurlar. Eğitim alanlar kendilerini açık havada daha da mutlu hissederler ve güzel bir kahvaltı sonrası etrafı (doğayı) tanımaya çalışırlar. Sıra eğitim ile ilgili sınava gelir ve hoca istenenleri sıralar. -“Derenin bu kıyısından karşı kıyıya yarım saat içinde geçmeniz istenmektedir. Siz toplam 30 kişisiniz. Elimizde karşıdan karşıya geçerken size verilecek halatlar, dubalar, sal tahtası, kürek, vb. var. Şimdi kura ile sizleri üç gruba ayıracağız.” der. Tüm gruplar kura ile belirlenir ve her grupta üstler ve astlardan oluşan personel yer alır. A grubuna 5x5m bir sal tahtası, 5 duba, 3 top halat ve 10 kürek verilir. B grubuna 5x5 bir sal tahtası, 3 duba, 1 top halat ve 5 kürek verilir. C grubuna ise 5 balta verilerek “ bu alanın özellikle seçildiği en fazla kuru ağacın burada olduğu, dalların kesilerek sal gibi kullanılabileceği” söylenir. A ve B gruplarına düşenler kendilerini şanslı hissederler. C grubunun bir kısmı üstelik hiç yüzme bilmemektedir ve gözlük kullananlardan oluşmaktadır. A grubu ellerindeki malzemelerden sal yaparak, şarkılar türküler söyleyerek ve bu eğitimi kim düşündüyse iyi yapmış söylemleri ile 29 dakikada karşıya geçmeyi başarırlar. B grubu iki saatte birtakım güçlüklerle mücadele ede ede karşıdan karşıya geçer. C grubu ise dört saatte derenin karşı kıyısına geçer ama hedefe değil. A grubunu eğlendiren bir husus da derenin karşı kıyısına geçtikten sonra B ve C gruplarının karşıdan karşıya geçme mücadeleleridir. Eğitici sorar “kim kazandı?”. A grubu “biz kazandık”, derken B grubu “biz de kazandık” der. Eğitici itirazlara rağmen devam eder. “Bu oyunda kimse kazanamadı. A ve B grupları itirazlarını devam ettirir. Bu sırada C grubu da “Biz de olanaksızlara rağmen karşıya geçmeyi başardık” der. Ne zaman kazanırdınız? A grubu sahip olduğu araç gereci B grubunun araç gereci ile birleştirseydi, paylaşsaydı ya da karşıdan karşıya geçtikten sonra, ellerinden sınırlı olanakları olan B grubunu taşısaydı, A ve B grupları gelip C grubuna yardım etseydi…. Sorumluluk için 3 adım gerekir. 1. Üzerinde sorumluluk üstlenecek yeter ki bir şeye sahip ol: Temelinde sahiplik var. Seçtiğin seçmediğin her şeyde. Örnek olarak sahip olduğumuz işimiz. Pek çok kişinin, eğitimlinin işsiz olduğu dönemde işimizin olması ne büyük bir şey. 2. Sorumlu olduğun şeyi, örnek olarak sahip olduğun işini alıp, 5, 10, 15… yıl öteye götür. Yani bir işinle ilgili vizyon geliştir. 3. Yoldan geçenler senin hizmetini görsün, şapkalarını çıkartarak selamlasın. Sorumluluk; bir kurumu kurum, bir aileyi aile, bir bireyi birey yapan en önemli (temel) ve olmazsa olmaz kavramlardan biridir. Kalite ve strateji için de geçerlidir. Unutmamalı ki sorumluluk da bir vizyonu ele geçirmek gibi bir duygudur. Sorumluluk kavramına fayda ve zarar açısından ve sınırlar bilinci ile de bakmak gerekir. İnsanlar sınırlar içindeki yaptığı ve yapmadıkları her şeyden sorumludurlar. Sorumlu olduğu şey ne ise o şeyle ilgili hesap vermekle yükümlüdür. Örneğin; müşteri odaklılık, kalite odaklılık kavramlarının bir stratejik hedef olarak belirlendiğini düşünelim. Kurumdaki hangi fonksiyon, hangi departman, hangi süreç bu kavramlara yer vermez? Çünkü bilinmeli ki tüm departmanlar, süreçler, hedeflerini kalite odaklı, müşteri odaklı tanımlarsa ve de gerçekleştirirse bunun kime faydası var? Tüm kuruma! Bunun kime zararı var? Yine tüm kuruma yani BİZE. Kazanırsak hepimiz, kaybedersek hepimiz. Son Söz: Takımın bir üyesi olarak sorumlu değilsek değerimiz de yok. |