|
Müzakere literatüründe kişi parametreleri veya görüşmeci özelliklerinin müzakere süreçleri ve sonuçları ile ilgili olduğu şeklindeki temel varsayıma odaklanan birçok çalışma vardır. Barry ve Friedman'ın kişilik değişkenleri ve müzakere ile ilgili makalesine literatürde sıkça başvurulmaktadır. Bu çalışma Beş Faktörlü Kişilik Modeli’ne (Büyük Beş) dayalıdır. Büyük Beş’in çok ilgi görmesine rağmen, mevcut araştırma çalışmalarında alternatif kişilik-müzakere ilişkisi değerlendirme yolları kullanılmaktadır. (Alma, Mintu-Wimsatt, Personality and negotiation style: The moderating effects of cultural context, Thunderbird International Business Review, Nov/Dec 2002, Vol.44, Iss. 6; s. 729) Uzlaşmacı Eğilim - Savaşçı Eğilim: Bu değişken hümaniter ve işbirlikçi görüşlerin yönlendirdiği diplomatik ve hümanistik karşılıklarla ilgilidir. Uzlaşmacı müzakereciler karşılıklı fayda sağlamak için yapıcı diyaloglar kullanırlar. Karşılarındaki ile iletişim kurmaya ve işbirliği yapmaya daha yatkındırlar. Birbirleri ile olan iletişimlerine göre müzakere stratejilerini ayarlamaya da daha eğilimlidirler. Yani, bütünleyici iletişimleri/mesajları bütünleyici karşılıklar doğurmaktadır -bu da problem çözme yaklaşımının esasıdır. (Alma, Mintu-Wimsatt, Personality and negotiation style: The moderating effects of cultural context, Thunderbird International Business Review, Nov/Dec 2002, Vol.44, Iss. 6; s. 729) Güven – Şüphe: Bu değişken müzakerecilerin partnerlerinin nasıl karşılık vermelerini bekledikleri ile ilgilidir. Diğer tarafın da işbirlikçi hareket etmeye hazır olduğu inancına dayalıdır. Şüpheci müzakereciler müzakere boyunca daha rekabetçi davranırken, güvene müzakereciler bilgi paylaşmaya ve/veya alışverişine daha eğilimlidir. Güvenen müzakereciler partnerlerinin paylaşılan bilgiyi avantaj elde etmek için kullanmayacaklarına inanırlar. (Alma, Mintu-Wimsatt, Personality and negotiation style: The moderating effects of cultural context, Thunderbird International Business Review, Nov/Dec 2002, Vol.44, Iss. 6; s. 729) Risk Alma Eğilimi: Müzakerecinin risk eğilimi kendilerini gereksiz tehlikelere maruz bırakma eğilimleri ile ilgilidir. Bulguları yüksek risk eğilimi olanların müzakerelerde daha az ödün vermeye eğilimli olduklarını gösterirken, bazı araştırmacılar daha az risk eğilimi olan müzakerecilerin (riskten kaçınma gibi) işbirliği yapma olasılığının daha çok olduğunu görmüşlerdir. Bu müzakereciler daha iyi anlaşmalar yapmak için işbirliği yaparlar. Daha çok risk almaya eğilimli olanlar ise karşılıklı fayda sağlamaya yönelik tekniklerden ziyade, kendilerine dönük agresif teknikleri kullanırlar ve müzakere faaliyetinin sonucuyla ilgili olarak şanslarını denemek istemektedirler. (Alma, Mintu-Wimsatt, Personality and negotiation style: The moderating effects of cultural context, Thunderbird International Business Review, Nov/Dec 2002, Vol.44, Iss. 6; s. 729) Kültürel Bağlamın Etkileri Müzakereler çoğunlukla “ortak karara varmak amacıyla ileri ve geri iletişim kurma süreci” olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle, iletişim bileşeni tüm müzakere faaliyetleri için çok önemlidir. Aslında, iletişim stillerindeki [farklılıkların] çoğunlukla faydalı sonuçlar elde etmenin önündeki engeller olarak görüldükleri ifade edilmektedir. (Alma, Mintu-Wimsatt, Personality and negotiation style: The moderating effects of cultural context, Thunderbird International Business Review, Nov/Dec 2002, Vol.44, Iss. 6; s. 729) Yüksek/Düşük İletişim Bağlamı: Hall'un kültürel iletişim bağlamı bağlamın müzakere üzerindeki etkisi konusunda birçok araştırmanın başlamasına yol açmıştır. Hall iletişim bağlamını yüksek/düşük iletişim sürecinde incelemektedir. Düşük bağlam ülkeleri çoğunlukla sözlü olarak ifade edilen resmi iletişime güvenmektedir; bu yüzden, gayri resmi bağlam mesajı anlamada daha az önemlidir. Buna karşın, yüksek bağlam kültürlerinde sözlü ifadede daha az bilgi bulunmaktadır. Bunun yerine, mesajı anlamak için bireysel geçmiş, çağrışımlar, değerler ve toplumdaki konum gibi bağlam değişkenlerinin düşünülmesi gerekmektedir. Mesajın verildiği örtük bağlama bağlıdır. (Alma, Mintu-Wimsatt, Personality and negotiation style: The moderating effects of cultural context, Thunderbird International Business Review, Nov/Dec 2002, Vol.44, Iss. 6; s. 729) Bireysellik/Kolektivizm Boyutu: Hofstede'nin bireysellik/kolektivizim boyutu ve bu boyutun müzakere faaliyeti üzerindeki etkisi de literatürde çok incelenmiştir. Bu boyutun müzakere ortamındaki kavramsallaşması ve adaptasyonu Hall’un iletişim bağlamına paraleldir. Bireysellik kendi işine yarayan konuları ele almayı ifade etmektedir. Bireyselcilerin başkaları hakkında bilgi yerine kendileri hakkında çok fazla bilgisi vardır. Otonomi ve öz-belirleme üzerinde dururlar. Dolayısıyla, bireyselciler çoğunlukla doğrudan ifade şekillerini kullanırlar. Kolektivizm grubun iyiliği için kendi kişisel çıkarlarını feda etme eğilimini ifade etmektedir. Kolektivistler başkaları ile birbirine bağlılığı. Kolektivist kültürler ilişki uyumuna ve grup çıkarlarının korunmasına odaklanırlar. Dolaylı iletişimler daha çok ilgilidirler. Bu yüzden, bireyselci kültürler düşük bağlam kültürlerini, kolektivist ülkeler ise yüksek bağlam kültürlerini temsil etmektedir. (Alma, Mintu-Wimsatt, Personality and negotiation style: The moderating effects of cultural context, Thunderbird International Business Review, Nov/Dec 2002, Vol.44, Iss. 6; s. 729) Problem Çözme Yaklaşımı ve Kültürel Bağlam: Daha önceden yapılmış araştırmalar farklı ülkelerin problem çözme yaklaşımını farklı seviyelerde uyguladıklarını ileri sürmektedir. 11 ülke arasında önemli ölçüde farklı seviyeler tespit etmiştir. Örneğin; Çin ve Kore gibi yüksek bağlam ülkelerinde daha yüksek problem çözme seviyeleri görülürken, Kanada ve ABD gibi düşük bağlam ülkelerinde çok daha düşük seviyelerdedir. Yani, yüksek bağlam stili problem çözme yaklaşımlarının kullanılmasını kolaylaştıran ilişki kurmaya odaklanmıştır. Benzer şekilde literatürde bireysellik endeksinde daha üst sıralarda olan ABD gibi ülkelerin çatışma çözümünde daha rekabetçi süreçler kullanma eğiliminde olduklarını ifade edilmektedir. Bireyselcilikte daha alt sıralarda yer alan Asya kültürleri gibi müzakereciler işbirlikçi problem çözme gibi uyum arttıran prosedürleri tercih etmektedir. İlgili taraflarla uyumlu ilişkiler sürdürmeye odaklanmaktadırlar. Bu gözlemler daha az bireyselci olan müzakerecilerin daha etkili ve işbirlikçi görüşmeciler olduklarını ileri süren görüşe uygundur. (Alma, Mintu-Wimsatt, Personality and negotiation style: The moderating effects of cultural context, Thunderbird International Business Review, Nov/Dec 2002, Vol.44, Iss. 6; s. 729)
|